Solak insanlar neden solak doğuyor? Bu tamamen genetik mi, yoksa anne karnındaki gelişim mi belirliyor? Üstelik neden insanların yalnızca yaklaşık %10’u solak? İşte bilim insanlarının yıllardır araştırdığı sorunun en güncel cevapları…
Dünyanın Yaklaşık %10’u Solak
Kalemi sol eliyle tutan insanlar her zaman dikkat çekmiştir. Tarih boyunca kimi zaman şanslı, kimi zaman sıra dışı, kimi zaman da “özel yetenekli” olarak görüldüler.
Fakat bilim bu konuya biraz daha farklı yaklaşıyor.
Araştırmalar gösteriyor ki dünya nüfusunun yaklaşık %10’u solak, geri kalan büyük çoğunluğu ise sağlak. Üstelik bu oran, farklı ülkelerde ve kültürlerde küçük değişiklikler gösterse de binlerce yıldır şaşırtıcı derecede sabit kalıyor.
Peki neden?
Solaklık Genetik mi?
Kısmen evet.
Ailesinde solak birey bulunan kişilerin solak olma ihtimali biraz daha yüksektir. Ancak bilim insanları bugüne kadar “işte bu gen insanı solak yapıyor” diyebilecek tek bir gen bulamadılar.
Bunun yerine onlarca farklı genin küçük etkiler oluşturduğu düşünülüyor.
Hatta aynı DNA’ya sahip tek yumurta ikizlerinden biri solakken diğeri sağlak olabiliyor.
Bu da gösteriyor ki genetik önemli olsa da tek başına yeterli değil.
Her Şey Anne Karnında Başlıyor Olabilir
Araştırmacılara göre el tercihi daha doğmadan önce şekillenmeye başlıyor.
Anne karnındaki hormon seviyeleri, bebeğin pozisyonu ve beynin gelişim sürecindeki küçük farklılıklar ileride hangi elin baskın olacağını etkileyebiliyor.
Hatta bazı ultrason görüntülerinde bebeklerin daha doğmadan belirli ellerini daha sık kullandıkları gözlemlenmiş durumda.
Yani ilk tercihlerimiz doğumdan çok önce başlamış olabilir.
Solakların Beyni Gerçekten Farklı mı?
Kısmen evet.
İnsan beyni iki yarım küreden oluşur ve her yarım küre vücudun karşı tarafını kontrol eder.
Sağlak insanların büyük bölümünde konuşma ve dil merkezi beynin sol tarafındadır.
Solaklarda ise tablo biraz daha çeşitlidir.
Bazılarında yine sol taraf baskındır, bazılarında iki yarım küre birlikte görev alır, bazılarında ise sağ yarım küre daha aktif çalışabilir.
Bu farklılık, solak insanların “farklı düşündüğü” anlamına gelmez. Beynin görev dağılımı sadece biraz daha esnektir.
Solaklar Daha Zeki mi?
Muhtemelen internette en çok karşılaşılan iddia bu.
“Einstein solaktı.”
“Leonardo da Vinci solaktı.”
“O hâlde solaklar daha zekidir.”
Ne yazık ki bilim bu iddiayı doğrulamıyor.
Yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, solak ve sağlak insanlar arasında ortalama zekâ açısından anlamlı bir fark olmadığını gösteriyor.
Elbette çok başarılı solak insanlar olduğu gibi aynı şekilde milyonlarca başarılı sağlak insan da bulunuyor.
Solaklar Neden Bazı Sporlarda Daha Başarılı?
İşte burada ilginç bir avantaj ortaya çıkıyor.
Tenis…
Boks…
Eskrim…
Masa tenisi…
Beyzbol…
Bu gibi bire bir mücadele gerektiren sporlarda solak sporcuların başarı oranı ortalamanın üzerinde olabiliyor.
Sebebi oldukça basit.
Sağlak insanlar hayatlarının büyük kısmını diğer sağlaklarla karşılaşarak geçiriyor.
Bu nedenle solak rakiplerle mücadele ettiklerinde alışık olmadıkları açı ve reflekslerle karşılaşıyorlar.
Profesyonel sporcuların “Solak rakipler çok zor.” demesinin temel nedeni de bu.
Peki Neden İnsanlığın Tamamı Solak Olmadı?
Bilim insanlarının en güçlü açıklaması frekansa bağlı seçilim teorisi.
Kısaca;
Solaklar az olduğu sürece avantajlı.
Eğer nüfusun yarısı solak olsaydı bu avantaj ortadan kalkacaktı.
Dolayısıyla evrimsel süreç içerisinde yaklaşık %10’luk denge korunmuş olabilir.
Doğa bazen çeşitliliği tamamen ortadan kaldırmak yerine dengeyi korumayı tercih eder.
Solak Olmanın Günlük Hayattaki Zorlukları
Aslında en büyük sorun biyoloji değil.
Tasarım.
Çünkü günlük hayatta kullandığımız ürünlerin büyük kısmı sağlak insanlar düşünülerek üretiliyor.
- Makaslar
- Okul sıraları
- Konserve açacakları
- Bilgisayar fareleri
- Bazı gitar modelleri
- Endüstriyel makineler
Bu yüzden solak insanlar çocukluklarından itibaren pek çok şeye uyum sağlamayı öğreniyor.
Sonuç
Solaklık ne bir hastalık ne de insanı otomatik olarak daha yaratıcı ya da daha zeki yapan bir özellik.
Bilimin bugün ulaştığı noktaya göre solaklık; genetik miras, anne karnındaki gelişim ve beynin organizasyonunun birlikte oluşturduğu doğal bir insan özelliği.
Belki de doğanın en güzel taraflarından biri de bu.
Herkes aynı olsaydı dünya çok daha sıkıcı olurdu. Her on kişiden birinin olaylara, kaleme ve hayata biraz farklı bir açıdan bakması ise insan çeşitliliğinin en güzel örneklerinden biri.